birinin gözünde unutulduğunuzu gördünüz mü hiç. ya da size olan ilgisinin bittiğini. herkesleştiğinizi ve umursanmadığınızı. 

yalnızlığı yüze vuran duvar saati tik-takları. dizi bağımlılığı. soğuk sevmeler. sigaralar. çakmaksızlıklar. 

haykırasım falan yok. bağırıp çağırasım da. sadece bazı insanların  ağızlarının, burunlarının, kemiklerinin kırılmasını izlemek istiyorum karşıdan. sonra da yanlarına gidip yanaklarından öpmek.

litrelerce kola içip, sonrasında sızlanmak. canı yemek yemek istemediğinden karnı acıyana kadar aç kalmak. yaklaşık 14 saat boyunca  dizi izlemek.
respect.

yine yazın başlamasına az kala hasta olacağım gibi. azıcık kalın giyinmeyi öğrenemiyorum çünkü. çevremde anlamadığım konular konuşuluyor, asabım bozuluyor. gereksiz bilgilerle dolmak canımı sıkıyor. sabah annemle telefonda konuşurken uyuyakaldım. birkaç saat sonra arayıp “sana internet paketi yaptım. uyuyup durma.” dedi. bir haftalık internetsizliğim sona erdi. foursquare kullanmaya başladım. hello.

japon balığı gördüğümde aklıma küçükken birinin balıklarımı kediye verişi geliyor. dünyanın en çirkin insanı o hala. hep çirkin kalacak tek insanı da.

on sekiz dakika boyunca yatağımda oturdum. sekizde uyanmam gerekirken on ikide uyandım. sayılar çok anlamsız değil mi? hadi yakalım.